|
CAMİİ NEDİR Müslümanların topluca ibadet ettikleri yere "Mescid"
veya "Cami" denilmektedir. Bu iki isim, birbirinin yerinde
kullanıldığı gibi bazen ikisi birlikte "mescidü'l-cami"
şeklinde de kullanılmıştır. İslam'ın ilk devirlerinde
ibadethaneler "Mescid" adıyla anılırken daha sonra küçük
ibadethaneler "Mescid" adıyla anılırken daha sonra küçük
ibadethaneler "Mescid" Cuma ve bayram namazlarının kılındığı
büyük ibadethaneler "Cami" adıyla anılmaya başlanmıştır.
Cami, toplayan, toplayıcı demektir. Aynı zamanda da secde
edilen yer, namazgah anlamına gelir.
Yeryüzünde kurulan ilk mescit Mekke'de bulunan Kabe-i
Muazzama'dır. Muazzama; en büyük, en çok saygı gösterilmesi
gereken anlamına gelir.
İslamiyet'in gelmesiyle Hz. Peygamber döneminde yapılan ilk
cami Kuba Mescit'idir. Hz. Muhammed, 622 yılında Mekke'den
Medine'ye hicret ettiğinde Medine yakınlarında Kuba Köyünde
İslam tarihin ilk umumi mescidini inşa etmiştir.
Hz. Peygamber Kuba'da 14 gün kaldıktan sonra Medine'ye
hareket etti ve burada Mescid-i Nebevi'yi inşa ettirdi.
İslam dünyasında inşa edilen bütün camiler için ilk örnek
Medine'deki Mescid-i Nebevi'dir.
Mescitler başlangıçta ibadet yeri, ilim müessesesi, kaza
dairesi (mahkeme), ordu karargahı, elçilerin kabul edildiği
bir makam ve hatta gerektiğinde hapishane olarak
kullanılmıştır. Mescitler son zamanlara kadar ibadet yeri
olarak görev yapmanın yanı sıra, eğitim-öğretim
faaliyetlerinin de icra edildiği bir yer olmuştur.
Emeviler devrinde büyük camilerin yapımına başlandı. Halife
Abdülmelik'in Kudüs'te yaptırdığı Ömer Camii ile yine
Kudüs'te 702'de yaptırdığı Mescidü'l-Aksa ilk büyük
camilerdendir.
İslam medeniyetinde cami mimarisinin en parlak devir olan
Osmanlı devri mimarisi Bursa uslubu, Klasik Uslub, Lale
uslubu, Barok uslubu, Ampir uslubu ve Yeni klasik uslub
tarzında gelişmeler göstermiştir.
Cumhuriyet döneminde de Türkiye'de cami mimarisi
geliştirilmiş, mimarinin yeni izlerini taşıyan çok sayıda
cami inşa edilmiştir. Ankara Kocatepe Camii bunlara örnek
olarak gösterilebilir.
Allah Teala şöyle buyurur: "Allah'ın mescitlerini, ancak
Allah'a ve ahret gününe inanan, namazı gereği üzere kılan,
zekatı veren ve Allah'tan başka kimseden korkmayanlar imar
eder. İşte bunların doğru yolda olup; başarıya ulaşacakları
umulur." (Et-Tevbe, 9/8) |