|
CAMİ'NİN BÖLÜMLERİ
Harim:
Sanat tarihi teknolojisinde, camilerde namaz kılmaya tahsis
edilen mekana denmektedir.
Harim, Allah'la O'nun kulu olan insan arasında bir nevi bağ
kurma mahalli olması sebebiyle kutsal sayılır. Namaz dışında
eğitim ve öğretim gibi bazı faaliyetlerin uygulanmasında da
açık olmakla birlikte saygılı bir tutumla belli kurallar
dairesinde hareket edilmesi gereken bir mahaldir.
Mihrab:
Kelime olarak "Harabe" kökünden gelir.
Terimde camilerin kıbbe duvarında, yarım daire şeklinde ve
öne doğru eğik olan yere mihrab denir. Gene mihrab, cami
harimlerinde, müslümanların namaz kılacakları kıble yönünü
belirleyen, kıble duvarına açılmış, cemaatle namazlarda
imamın en önde durduğu yerdir.
Minber:
Arapça'da "nebera" (yüksek olmak) ukökünden gelmekte ve
yüksek yer, ikemle semeri, sedye manaları ifade etmektedir.
Terimde, Cuma ve bayram namazı kılınan yerlerde hatiplerin
hutbelerini okumak için çıktıkları basamaklı yerlere minber
denmektedir. Mihrabın sağ tarafında ve kıble duvarına dik
olarak durur.
Vaaz Kürsüsü:
Kürsü kelime olarak; sandalye, taht ve divan manasına
gelmektedir. Aynı zamanda, camilerde vaizlerin cemaata vaaz
vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe bir yere de kürsü
denmektedir.
Hünkar Mahfili:
Sultanların inşa ettikleri camilerde zeminden yüksek ve
kafesle bölünmüş yere denmektedir.
Müezzin Mahfili:
Müezzinlerin, camilerde, birarada oturmaları için ayrılmış
yüksekçe yerdir.
Şartlarına uygun kişilerin (Müslüman, aklı başında vb.)
günde 5 defa müezzin tarafından camiye gelmeleri için
yapılan çağrıya uyarak camiye gelenler bir topluluk
oluşturur. Burada yapmaları gereken ibadeti yaparlar. Budan
sonra birbirlerinin hatırlarını sorarlar, sıkıntıda olanlara
yardım ederler. Hasta olanları öğrenir, ziyaret ederler.
Sevgiye, saygıya dayanan bir toplum oluşmasına yardım
ederler. Ayrıca bilhassa Cuma günleri ve bayramlarda kürsü
ve hutbede yapılan vaazlarla dini bilgilerini geliştirirler,
birbirleriyle olan ilişkilerinde nelere dikkat etmeleri
gerektiğini öğrenmiş olurlar.
Son Cemaat Yeri:
Cemaate yetişemeyenlerin sonradan namazlarını kılabilmeleri
için ayrılmış yer.
Minare:
Aslı "menare" olan bu kelime dilimize "minare" olarak
geçmiştir. Nur yeri (ışık yeri) manasına gelip, camilerde
ezan okumak maksadıyla inşa olan yüksek yere minare
denmektedir.
Şadırvan:
Namazdan önce abdest almak için, genellikle avlu ortasında
bulunan ve etrafında muslukların sıralandığı su haznesidir.
Avlu:
Cami harimlerine bitişik, genellikle şadırvan veya revaleyi
kapsayan üstü açık yerlere denir. |